Tiyatro Oyun Atölyesi - Toyat

Üst yaş sınırı olmayan ancak alt yaş gurubundan katılımcısını veli izni ile alabilen tiyatro tutkunlarından oluşan bir guruptur.

Tiyatro eğitimi,Tiyatro sohbetleri, atölye çalışmaları derken sahne çalışmalarına geçilen, çalışma
saatlerini çalışanlara göre ayarlayan bir guruptur. Hedefinde çocukluk gençlik hayallerini
gerçekleştirmek olanları,tiyatro sevdalılarını, sahne aşıklarını kapsar. Amatör gözükmesine rağmen
son derece profesyonelce çalışılan, emek , yoğun özveri ve disiplin gerektiren bu bölüm sergilediği
oyunlarla büyük beğeni toplamıştır.

Çalışmalara yıllardır devam edenler vardır, Tutkuları devam edecektir. Ancak; bu kısa çalışmaların
sonunda elde edilenler yetenekle birleşirse iyi şeyler olmaktaysa da asla konservatuar eğitimine eş
görülmemelidir.

Çalışmalar genellikle hafta arası ve saat 20:00 ile 22:00 arasında yapılır.

Çalışmalara misafir alınmaktadır. Bir misafir görüşünün sizlere daha iyi bilgi vereceğini düşünüyor ve
bu görüşü sunuyorum.



Tiyatroya dair bir ders

Bir zamanlar İsmi lazım değil, adamın biri, bir zamanlar, bir laf atmıştı "Bir kitap okudum,hayatım değişti". İşte ben de bir gün hayatımı değiştirecek bir projenin içine girmiştim; Uzun zamandır hayalini kurduğum,midevi bir ziyafet projesi!.

Tam her şey hazırdı ki,Beykoz Vakfı Tiyatro Hocası Sinan kardeşimin, o akşam ki 'büyüklere dönük' kurs davetine "maruz" kaldım. Daha ben nasıl kıvıracağımı düşünemeden, Sinan hoca; seni bir şey öğrenesin diye değil, birikiminle bize katkıda bulunasın diye davet ediyorum.. diyerek 'öldürücü darbeyi indiriverdi. Haliyle bu zarafet karşısında, midevi ziyafete şimdilik elveda diyerek tiyatronun yolunu tuttum.

On üç, on dört yaşından,olgun yaştakilere kadar,on beş yirmi katılımcının olduğu ders Sinan Hoca'nın
konuşmasıyla başladı.Ne anlatıyordu? Bir şey anlatmıyordu, bir ayna tutuyordu. Ama kırık bir ayna!
Her bir parçası adeta bir Picasso tablosu ayrı görüntü yansıtıyordu. Sonra oradakilere elindeki, ucu
yıldızlı görünmez, sihirli değneğiyle ufak dokunuşlarda bulunmaya başladı. Önce tek tek çekingen
başlayan katılım,giderek en küçükten en olgununa, herkesin limitlerini zorlayarak, hatta aşarak
katıldığı, ama her kafadan bir sesin çıktığı bir kakofoni değil, çok sesli senfonik bir hal aldı.Sonunda
entelektüel düzeyi yüksek, kolektif bir enerji-siz bunu sinerji diye okuyun-ortaya çıktı. O enerjinin
gücüyle, kırık aynanın parçaları bir bir birleşip, hayata dair çok net, çok renkli bir görüntü ortaya
çıktı.Tabii herkesin kendi baktığı açıdan,kendi baktığı gözle farklı gördüğü ama emini ki güzel bir
görüntü!

Şimdi kırk saatte geçmez dediğim iki saat, iki dakikada geçmişti. Birikimlerime birikim katarak!
Katılırsanız belki hayatınız değişmez. Ama hayatın bakıp ta göremediğimiz, görülesi yanlarında birini
yakalayacak bir açı, bir pencere önü kapabilirsiniz.

"Bana ne katkısı olabilir ki, ne kazanabilirim ki" nin cevabını, en azından daha ilk derste ne çok
eksiğim varmış diye verebilirsiniz. Ya da benim gibi hayat da uğruna ertelemeye değer midevi
ziyafetler' bulunan,bir şeyler olduğunu keşfedebilirsiniz.

Mehmet YAVRUTÜRK


Tüm fotoğraflarımız için tıklayın


Diksiyon Eğitimi

Bu konuda biraz insafsız olduğumu düşünüyorum. Bugüne kadar eğitim almak amaçlı başvuranlarda
hep aynı taleple karşılaştım. Elimde sihirli değnek var ve bir dokunuşla herkesi güzel hatta harika
konuşan insanlar haline getireceğim, Altı aylık eğitim dönemi sonunda katılımcılar Toron Karacaoğlu
kadar değilse de Cihan Ünal gibi konuşup Kenan Işık'la aşık atacaklar...

Gülgün Feyman'a "vay be" bakışları attırıp, Arsen Gürzap'ı hayran bırakacaklar.

Böyle isteklere olur, hatta olabilir demek bile hayal tacirliğinden öte gidemez. Güzel konuşmak için
güzel konuşanı çok, çok, ama çok dinlemek gerekir. Bir iki, beş değil yüzlerce kitap okumuş olmak,
okuduğunu anlayabilmiş olmak gerekir. Böylece kelime hazneni binlerle ifade edebilecek kadar
zenginleştirmiş olmak gerekir.

Dostlar; Kitap okumadan, Tiyatro izlemeden, Sinemayı değerlendirmeden, Her gün bir gazete okuyamadan, Daha da açığı 300 kelimelik haznenizi 5000 kelimeye çıkarmadan güzel konuşma mümkün olamaz, Olsa olsa artistik bir iki "fevkaladenin fevkinde" paralayarak! anlamsız gösteriş yapılabilir.

Peki burada ne eğitimi verilir?
Elbette güzel konuşma eğitimi verilecektir. Bu; öncelikle çok dinlemeYİ gerektirir. Düzgün konuşan ustalar dinlenmeli, notlar alınmalı, dikkate değer kayıtlar tartışılmalıdır. Saygıyla andığım Hocam Toron Karacaoğlu; İyi dinleme olmadan düzgün konuşmaya imkan yoktur der ve çalışmalarımızın büyük çoğunluğunda sadece dinlememizi isterdi. Daha sonra uzun ve özveri gereken okuma, alıştırma, Tiyatral beden dili teknikleri ve yazma çalışmaları gerekir. Unutmayınız ki güzel konuşmak yetmez; Güzel ve etkili konuşmak gereklidir. Bu çalışmalarda konuşma becerisi ve etkileme yanında kültürel birikiminizin hızla arttığını fark etmemek mümkün değildir.

Bu gelişimlere yelken açacak cesaretiniz varsa buyurun gelin.
Çalışmaya kabul edilebilmek için birebir ön görüşme yapılmalıdır.
Diksiyon çalışmalarında sınıflar sekiz kişiyi aşamaz.
Hafta arası ve saat 20:00 ile 22:00 arasında çalışılabilir.
Çalışmayı kabul edenler ödev yapmayı da kabul etmelidirler.
Konuşma bozukluklarına (Kekemelik, pepe,r özrü vs) faydası olmakla birlikte uzmanlık alanı değildir. Ancak bu konular için uygun merkezler önerebiliriz.



Sinema - Tv Oyunculuğu

Muhteşem bir hayal ticareti konusudur. Dikkat edin. "Tv dizilerine iş garantili oyuncu yetiştirilir" Dizilere yeni yüzler aranıyor, şu şu özelliklerde elemanlar gerekli vs,vs. Burada neden hayal ticareti ve kaptırılan büyük paralar söz konusu irdeleyelim isterseniz...

Ülkemizde konservatuarlar her yıl yüzlerce oyuncu adayı mezun olmaktadır.Her ne kadar oyuncu adayı olarak mezun olsalar da çok donanımlıdırlar ve şans öncelikle onlarındır. Olmalıdır da.. geriye iş kalır mı? Kalır elbette bu sektöre yaklaşık 5000 irili ufaklı oyuncu gereklidir ve bir şekilde bu ihtiyaç giderilecektir. Öncelik sıralaması nasıldır? Hep soru cevap şeklinde oldu ama bu şekilde bilgilendirmek daha kolaydır. Devam edelim. Oyuncuyu cast ajansları temin ederler. Kuruluş amaçları budur. Bu sektör açısından da kolaylık ve sağlıklı işleyiş sunar. Ancaaak bugün ajanslara "benim yavrum bi tane!" diyen annelerin kapıp götürdüğü çocuk sayısı yarım milyonu aşmıştır. Benim neyim eksik tarzı başvuran yetişkinlerin sayısı ise milyona ulaşmıştır.

O halde size nasıl sıra gelecek

Önce eğitimliyim diyebilir, sonrada düzgün bir ajansa başvurabilirseniz şansınız artabilir. Yoldan geçerken meşhur olmuş insan sayısı üç kişi bile değildir. Hayal kurmadan; önce asli işinizi ihmal etmeyip geçiminizi sağlamalı, daha sonra kendinizi geliştirmek için sürekli çalışmalısınız. Ancak alacağınız eğitimlerde "omuz üstünden janti bakış", "sağa dönüş" teknikleri gibi kavramlar yoktur, olamaz. Olay tamamıyla kavramsaldır. Yani önce düşünebilmeyi, kavramayı öğrenmek gereklidir.

İşte bu aşamada bizim katacağımız bazı teknikler olabilir.
Çalışmaların yaş ve süre sınırı yoktur. Üç ay ya da üç yıl devam edebilirsiniz...
Hafta içi 20:00 ile 22:00 saatleri arasında çalışılabilir
Çalışma gurubu en fazla sekiz kişiliktir
Çalışmalar eğlenceli ama yorucudur. Hevesten önce cesaret gereklidir,ve sizde varsa, e o zaman buyurun.